logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Home Haber Servisi Faydalı Bilgiler Dini Bilgiler Babaoğlu'nu sarsan hadis-i şerif
Babaoğlu'nu sarsan hadis-i şerif PDF Yazdır E-posta
Yazar necipli   
Çarşamba, 22 Nisan 2009 22:10

Babaoğlu'nu sarsan hadis-i şerif

Sabah yazarı Haşmet Babaoğlu, gündelik yaşamın kısır döngüsünden çıkarak Kutlu Doğum'un hatırına Sonsuz Nur'un Mekke Fethi'nde söylediği bir sözü yazdı.

Babaoğlu'nu sarsan hadis-i şerif

Selam olsun "kuru et yiyen kadının oğlu"na!

"Mekke'nin fetih günüydü...Bir adam Resulullah'ın yanına yaklaştı. Korkudan, heyecandan titriyordu.

Resulullah da gördü adamın bu halini ve dönüp seslendi: " Titremene lüzum yok, ben kral değilim "

Ve ardından dedi ki; " Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum ben."

Bu hadisi her okuyuşumda sarsılırım.

Düşünün...

Mekke'yi fetheden kuvvetlerin başındaki kişinin ve Peygamber'in önünde titremez de insan, kimin önünde titrer? "

ıktidarı olağanüstüleştirme " insanlık tarihi kadar eski bir hikâyedir çünkü..

Hatta geçmek bilmeyen bir hastalıktır.

Güçlülerin, militerlerin, kendine soy sop iktidarı ve havası yaratanların, en sıradan makamların sahiplerinin önünde korkar, ezilir, büzülür, titrer insan..

Ya bugün?

Popüler şöhret denen şeyden bir parça nasiplenmiş kişilerin bile yanına yanaştığında titremeye kapılıp ağzını açamayanları görürsünüz.

Nedir Peygamber'i böyle davranmaya, böyle söylemeye iten?

ılk akla gelen hep tevazu kavramı olur bu durumlarda.

Tevazu deyip geçmek doğru olur mu?

Hayır! Yanlış olur.

Hele tevazuyu alçakgönüllülük veya kendini küçültme olarak ele alıyorsanız, bu iyice yanlış olur.

Çünkü " Titremene lüzum yok, ben kral değilim " diyen Hz.Muhammed, unutulmamalıdır ki, Adem Aleyhisselam'dan beri Peygamber olduğunu, yani " fark "ını hep dile getirmiştir.

Burada vurgulanan şey...

ısmet Özel'in sözleriyle " kralın ve krallığın çarpıklığıdır ." (40 Hadis, ısmet Özel. 2005, şule Yayınları.)

Daha doğrusu, âlemde " kral olma "nın; saltanat kurup, saltanat sürmenin çarpıklığı dır burada altı çizilen, hiç kuşku yok!

" Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum ben " sözüne gelince...
Nasıl da ürperticidir!

Elbette bu meselelerin acemisi ve ilahiyatçılara hem saygı duyup hem de kibirlerinden ürken biri olarak altından kalkamayacağım kadar ileri gitmek istemem.

Ama Peygamber'in bu sözünde tatlı bir dalga geçmeyle, derin bir "hakikat"in bir arada bulunuşunun beni çok etkilediğini söylemeliyim.
Belli ki, yanında tir tir titreyen adama şunu hissettirmek istemiştir.

Demek istemiştir ki...

Peygamberim, farkım bu..

Başka farkım yok.

Sen ve ben insanız.

Beni sana üstün kılacak, ne soy sop, ne kavim ne de bir iktidar bağı olamaz.

Bu konuyu neden açtım, neden bu hadisi köşeme taşıdım?
Anlatayım..

Kutlu Doğum Haftası'ndayız.

Fakat malum merkez medyanın şu köşelerinde her konuda yazarız, atarız tutarız da, bu konulardan köşe bucak kaçarız!

Ben bu tavrı hiç anlamam, anlayamıyorum.

Çağın bütün frekanslarına, bütün sorunlarına, bütün tatlarına açık biriyim.

Ama aynı zamanda bu coğrafyanın, bu tarihin, bu manevi iklimin insanıyım.

Yazım, sözüm, fikrim ve duygularım nasıl o iklimden ve o iklimin meselelerinden uzak durabilir ki!

ıstedim ki, Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle okurlarıma Peygamber'in (pek öne çıkmamış) bir sözünü hatırlatayım.

Belki bu noktadan başlayarak..

ıslam ve ırkçılık; ıslam ve hiyerarşi; ıslam ve iktidar; ıslam ve eşitlik konularını bir daha düşünme şevki doğar içimizde!

HAşMET BABAOğLU-SABAH

Kaynak: haber7.com

 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.