logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Home Haber Servisi Faydalı Bilgiler Tarih şair Fatih'in şiirle ıstanbul'u Fethi
şair Fatih'in şiirle ıstanbul'u Fethi PDF Yazdır E-posta
Yazar Mehmet HAN   
Cuma, 29 Mayıs 2009 21:33
şair Fatih'in şiirle ıstanbul'u Fethi
ıstanbul'un Fethi'ni tarihçiler ve yazarlar değişik perspektiflerle anlamlandırdılar.
Cuma, 29 Mayıs 2009 15:36

 

Yusuf Ziya Gökçek-Dünya Bülteni / Haber Merkezi

ıstanbul'un Fethi'yle ilgili görüşlerine başvurduğumuz Edebiyat profesörü ve şair ıskender Pala, Fatih'in ıstanbul'a kılıçla sahip olamayacağını anladığını bunun için aldığı şehirde kültür medeniyet zenginliğini öncelediğini söyledi. Pala, Fatih'in kılıçla batıya, kalemle doğuya sefer yaptığını belirterek, Avrupa'nın karanlık çağlarını yaşadığı devirde doğunun büyük birikiminin göz ardı edilemeyeceğini kaydetti. Fatih'in ıstanbul'u fethettiğinde devlet adamları ve alimlerin entelektüel profilini önemseyerek seçtiğini söyleyen Pala, Fatih'in yaptıklarıyla bizlere yazılmamış bir ferman sunduğunu anlattı: ''Ey bilginler, şehrime gelin! Sizin için laboratuarlar kurdum. Ey sanatçılar, şehrime gelin! Sizin için atölyeler kurdum'' diyerek bizleri şehrin ve medeniyetin nasıl zenginleştirdiğini görmemiz için bir örneklik sunduğunu söyledi.

Pala, Fatih'in şair olması vasfının önemine dikkat çekerek, Fatih'in şehrin duvarlarının tuğlalarla değil, kültürle ördüğünü belirtti.

ıSTANBUL'UN FETHı ARNAVUTLUK VE BOSNA'NIN ıSLAMLAşMASININ ÖNCÜLÜDÜR

Konuyla ilgili görüşlerini ıstanbul Fethi ilgili düzenlenen sempozyumda açıklayan ılber Ortaylı, Fatih Sultan Mehmet'in, 21 yaşında şehri fetheden, 15. asrın büyük hükümdarı olduğunu kaydetti. Ortaylı, Osmanlı ımparatorluğu'nu bugünkü Rusya ve Avusturya'nın sınırlarına kadar genişlettiğini, Bosna'yı da fethederek sınırlar içine aldığını söyledi. Ortaylı, Fatih'in zamanında Arnavutluk ve Bosna nüfusunun Müslümanlaştığını ve hiçbir başka padişah devrinde coğrafya ve nüfus miktarı olarak böylesine bir Müslümanlaşma yaşanmadığını vurguladı.

'HALıFELıK YAVUZ'LA DEğıL FATıH'LE GELMışTıR'

Fatih'in çok büyük ve komplekssiz bir münevver olduğunu kaydeden Ortaylı, ıtalyanca ve Yunanca bildiğini, Farsça-Arapça da şiir yazdığını ifade etti. Ortaylı, Fatih Sultan Mehmet'in, Yavuz Sultan Selim'den önce halife sayılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: ''Fatih, Müslüman bir hükümdardır, halifedir. Halife unvanı Yavuz Sultan Selim ile gelmiş değildir. O yanlıştır. Fatih'ten de halife diye bahsedilir. Hatta evrakımız çok az olduğu için çıkaramıyoruz ama mutlaka 2.Murat'tan da öyle bahsedilmiştir. Müslüman cemiyetini yöneten, idare eden herkes halifedir çünkü. Bu o kadar açıktır. Yani o hilafetin Mısır'dan Yavuz Sultan Selim'e devri 18. asır hikayesidir. Siyasi bir formüldür. Ama esasında böyle bir şey vaki değildir.''

'ıSTANBUL'UN FATıHı VATıKAN'I DA KORUYACAKTI'

Fatih'in ıstanbul'a bir Ermeni Patriği tayin ettiğini kaydeden Ortaylı, o müesseseyi Fatih'in kendisinin yarattığını söyledi. Ortaylı, ''Fatih'in, Rum Patriğini gayet hoş bir şekilde tutup kullandığını ve başarılı olsaydı, yapacağı ıtalya seferi sonrası Papa'yı da yerinde bırakacağından şüphe duymadığını'' dile getirdi. Fatih'in, ıstanbul'u aldıktan sonra şehri hakkıyla bina etmeye başladığını anlatan Ortaylı, harap olan ıstanbul'un her köşesini imar eden Fatih'in, çarşıyı kapalı çarşı haline getirdiğini ve paşalarına verdiği emirle hamam, cami ve medrese yaptırdığını kaydetti.

''SINIRLARINA SIğMAYAN DAHı''

Ortaylı, ''Fatih Sultan Mehmet büyük bir Müslümandır, büyük bir dünya imparatorudur, sınırlarına sığmayan bir dahidir'' dedi. Herkesin, Fatih'in şiirlerini okuması ve anlaması gerektiğini söyleyen Ortaylı, bunların tam anlaşılamadığını dile getirdi. Ortaylı herkesin tarihçi olması gerekmediğini vurgulayarak, bugün bir milyona yakın insanın Osmanlıca okuma-yazmayı öğrenmesi durumunda maziye el atılıp gelecek kuşaklara kaynak aktarılabileceğini söyledi.

ARMAğAN: ıSTANBUL FETıHLE KÜLLERıNDEN DOğDU

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan Zaman gazetesinde ıstanbul'un fethini işlediği yazısında gece Kostantinopolis adını üzerinde taşıyan şehrin fetihle uyandığında ıstanbul olduğunu yazdı. Armağan, Müslümanların şehri güzelleştirmeyi amaçlayan itinalı yönetiminde ciddi bir canlanma, canlı bir yenilenme, adeta bir diriltme çabası yaşandığını ve bu canlılığın asırlar içerisinde şehrin kültürüne olduğu kadar mimari dokusuna, siluetine ve çok renkli beşerî ve dinî kompozisyonuna köşesine bucağına varıncaya kadar yansıdığına şahit olunduğunu aktardı.

'ıSTANBUL'UN FETHı şEHRı DAHA ıYı YÖNETME ıDDıASIDIR'

Armağan, aslında bakılırsa fetih , bir yerde "daha iyi yönetme iddiası"olduğunu aktardıktan sonra 'Osmanlı Devleti yalnız ıstanbul 'da değil, Asya 'da da, Afrika 'da da, Avrupa 'da da fethettiği şehirler üzerinde bu "Ben senden daha iyi yönetirim" iddiasını pratikte ispatlamış bulunuyordu' dedi. Armağan bu çıkarımını bir örnekle açıklayarak ''Mesela bugün bize, "Madem o kadar fethetmek istiyordunuz, alın şehrin anahtarlarını, Viyana 'yı 5 yıllığına siz yönetin!" teklifinde bulunsalar buna cesaret edebilir miyiz? ıçimizden samimi olarak bu teklife "Evet" diyebilenimiz çıkar mı? Pek emin değilim. Oysa 15. asır ortasında gencecik bir Osmanlı yöneticisi, dünyanın en uygar şehirlerinden birini daha iyi yöneteceği iddiasıyla ortaya atılabiliyordu. Üstelik iddiasını sadece şehri fethetmekteki becerisinde değil, ona yeni bir ruh üflemek, onu olumlu yönde dönüştürmek ('kentsel dönüşüm') ve başarıyla yönetmekteki becerisinde sergiliyordu.''dedi.

TAşGETıREN: FETıH, ıNSANLIK MEDENıYETıNıN SÖZCÜSÜDÜR

Burç FM'de ıstanbul'un Fethi'yle ilgili konuşan gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren konuşmasına şu soruyla başladı: 'ıstanbul'un Fethi'ndeki derin anlamı nesilden nesile taşıyabiliyor muyuz?'

Taşgetiren, Fatih'in fethinin anlamının '"Ben bir insanlık medeniyetinin sözcülüğünü yapmak için geldim" demek.'' olduğunu ifade ederek, böylelikle Batı dünyasındaki mezhep çatışmalarına bile insani bir çözüm getirdiğini de söyledi. ıstanbul'un fethinin insanlık için getirisini 'Bir askeri zafer sonrasında bile, düşmanın iradesini çökertmek niyetiyle yakmak, yıkmak, tahrip etmek değil, kadim bir medeniyet merkezine saygı demek ve ona yeni bir şeyler katma hamlesi demek.' Sözleriyle ifade eden Taşgetiren, çağımız insanının fethi anlamlandırma noktasında sıkıntı çektiğini vurguladı.

ıSTANBUL'UN FETHı

ıstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te (Jülyen takvimine göre, Gregoryen takvimine göre 7 Haziran 1453), şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi ıstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir. Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti ımparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, Fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma ımparatorluğu böylelikle sona ermiştir.

DAHA ÖNCE ıSTANBUL'U ALMAK ıÇıN YAPILAN SAVAşLAR

M.Ö. 340, Makedonya Kralı Phillippe
M.Ö. 194, Roma ımparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur. şehir, Romalıların hakimiyetine geçmiştir.)
616, ıran Hükümdarı Keyhüsrev
626, ıranlılar ve Avar Türkleri ortak
672, Emevi Halifesi Muaviye
712, Emevi Halifesi I. Velid
722, Emevi Halifesi I. Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış, Arap Camii inşa ettirilmiştir.)
782, Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
854, Abbasi Halifesi Mütevekkil
864, Ruslar
869, Abbasiler
936, Ruslar
959, Macarlar
970, Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
1203, Latinler (Latinler, ıstanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular.)
1302, Venedikliler
1348, Cenevizliler
1394-1396, Osmanlı Padişahı I. Bayezid
1412, Osmanlı şehzadesi Musa Çelebi
1422, Osmanlı Padişahı II. Murat
1437, Cenevizliler
1453, Osmanlı Padişahı II. Mehmed (Başarılı olmuştur. şehir, Osmanlıların hakimiyetine geçmiştir.)

 

Kaynak: dunyabulteni.net

 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.