logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Home Haber Servisi Güncel Konular Diğer Başbakan Erdoğan'dan AB'ye rest
Başbakan Erdoğan'dan AB'ye rest PDF Yazdır E-posta
Yazar Mehmet HAN   
Çarşamba, 17 Eylül 2008 00:42

Başbakan Erdoğan'dan AB'ye rest

Kaynak: iha/ canlı yayın / Tarih/Saat: 16 Eylül 2008 Salı, 20:03:39 / Link : www.ihlassondakika.com

Erdoğan, 'Bu kapıyı açmayacaktın, ya da bizi bu kapıdan alacaksın' diyerek rest çektiği AB'ye sert çıktı: 1,5 milyarlık ıslam dünyası Türkiye'yi izliyor..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan :"Ramazan ayı manevi duyguların doruk noktaya ulaştığı dayanışmanın yardımlaşmanın barış ve huzurun gönülleri kuşattığı bir rahmet ayıdır. Ben inanıyorum ve umuyorum ki dünkü ve bugünkü her iki iftarda buradan dünyaya ve Türkiye'ye anlamlı mesajlar gönderecektir. Dayanışmaya ve yardımlaşmaya katkı sağlayacaktır. Hangi dinden olursa olsun, hangi inanca, hangi kültüre sahip olursa olsun anlaşabilecekleri ve uzlaşabilecekleri bir zemin mutlaka vardır.



Sevgi merhamet adalet aslında bütün medeniyetlerin ortak temelidir. Semavi dinler sevgiyi, hoşgörüyü vurgular. Dinler arasında, medeniyetler , kültürler arasında ayırım yapmak, çatışmaları körüklemek, dinlerin özüyle çekişmek insanlığa ters düşer. Türkiye sahip olduğu kültürel zenginlik dolayısıyla dünyaya bu mesajı en iyi verecek bir ülkedir. ıslam’ın, Hıristiyanlığın ezgileri bu toprağın çeşitli yerlerinde kendilerine yankılanacak yerler bulmuşlardır. Sadece Hatay'da değil, doğuda, batıda, Akdeniz'de ve Karadeniz'de birbirine karışmadan sürdürüldüğünü görürsünüz. Bu topraklar Mevlana'yı yetiştiren topraklardır. O Mevlana ki yüzyıllar öncesinden dünyaya en güzel mesajı vermiş en güzel çağrıyı yapmış. Gel gel ne olursan ol yine gel. ıster kafir, ister Mecusi ne olursan ol yine gel. Bu topraklar gelin tanış olalım işi kolay kılalım, sevelim sevilelim diyen Yunus Emre'yi yetiştiren topraklardır bizde bütün yüreğimizle buna sahip çıkıyoruz. Bakınız ıspanya Başbakanı Zapatero ile 2005 yılında Medeniyetler ıttifakı girişimini başlattık. Dünkü iftar yemeğinde de bu gelişmeyi ele alma imkanımız oldu.

ıttifakın gelecek nisan ayında ıstanbul'da yapılacak ıkinci Forum Toplantı'sına büyük önem veriyoruz. Aynı zamanda ittifak çerçevesindeki bütün projelere tüm ülkelerin desteğini ve katılımını beklediğimizi de vurgulamak istiyorum. Türkiye ve ıspanya kendi kültürlerinden kendi medeniyetlerinden almış oldukları birikim ve tecrübelerinden bu girişimlerini sürdürmeye devam edeceklerdir. Medeniyetlerin ittifakına uzlaşmasına hoşgörüsüne zemin hazırlayacaktır. Değerli büyükelçiler Türkiye sıkça ifade edildiği gibi batının en doğusu, doğunun da en batısıdır. Medeniyetler arasında, kültürler, diller, dinler arasında bir köprü olduğunu da ifade ediyor. Köprü olmaktan öte Türkiye aynı zamanda bir kilit görevini de görüyor. Türkiye'nin bu zenginliğini kullanabilmek için 2002 'den bu yana yoğun bir reform ortaya koyduk. Bugün 6 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak bir ülke olmuştur. 2004 yılına kadar somut bir gelişme kaydedilememiştir. Müzakerelerin resmen başlamasına karar verildi. 2005 yılında 35 fasıl üzerinde başlanan müzakereler devam ediyor. Daha önce fasıllar daha azdı. Faslı açıyoruz ve eskilerin açıp da kapatamadıklarını yapmaya çalışıyoruz. Biz diyoruz ki bizden öncekilere hangi hakları tanıdıysanız, bize de aynı hakları tanıyın. Bizi yük olarak görüyorsanız bunu bize açıklayın. Türkiye yük olmaya değil, yük almaya geliyor. Türkiye’yi böyle tanıyın böyle bilin. 1,5 milyarlık ıslam Dünyası Türkiye'yi takip ediyor ve bunu bekliyorlar. 7 fasılda müzakereleri yürütüyoruz. AB tarafının fasıllar konusunda bizimle aynı hızda olmadığını düşünüyoruz. Bunlar karşımıza çıkarılan ilk engel değil. Türkiye bu konudaki ısrarlılığını ortaya koydukça, AB'den şevkimizi kırıcı açıklamalar geldi. AB kriterlerine ulaşmak konusunda ülke olarak hiçbir tereddüdümüz ve çekincemiz yoktur. Samimiyetle buna yaklaşanlar Türkiye'nin bu noktada nerede olduğunu tespit ve tescil ediyorlar.

Bakınız biraz önce Medeniyet'ler Çatışma'sı Tezi'ni, medeniyetler ittifakına dönüştürmek için yaptığımız görüşmeleri dile getirdim. Bugün Türkiye olarak Suriye ile ısrail arasında sorunların çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Tarafları tanıyoruz.Bölge'yi tanıyoruz.Her şeyden önce bölgesel barış için attığımız adımların samimi karşılandığını görüyoruz. Bölgeyi tanımanın, bölge insanını tanımanın inancıyla hareket ediyoruz. Ortaya bir proje sunuyoruz. Kafkasya istikrar ve işbirliği platformuyla orada yeni bir istikrar ve dalga meydana getirelim istiyoruz. Biz tüm bunları birer imkan ve avantaj olarak görüyoruz. Dünya barışına katkı sağlamak üzere bu avantajları harekete geçirmeye çalışıyoruz. AB eğer küresel bir aktör haline gelmek istiyorsa medeniyetler arasında bir ittifak adresi olmak istiyorsa Türkiye birlikteki yerini mutlaka ama mutlaka almalıdır. Kafkasya'da ortaya çıkan ve derinleşen bir kriz sadece bölgeyi ve bölgedeki ülkeleri etkilemekle kalmayacak, tüm dünyayı etkisi altına alacaktır. Bakü Tiflis Ceyhan boru hattını açtık şimdi enerji akımı sağlıyoruz. ıngiltere'den Çin'e kadar yolculuğu mümkün kılacak büyük bir projenin büyük bir adımını attık. Doğalgaz projesi olarak şah deniz denen Bakü Tiflis Erzurum boru hattının temelini attık. Gerek Türkiye olarak gerek Azerbaycan olarak bu bölgede herhangi bir sıkıntının yaşanması nereleri etkisi altına alacaktır lütfen bunu tasarrur edin. Bu kriz beni etkilemiyor deme lüksüne sahip değiliz. Bu tür bölgesel krizlerin lokal kalma şansı yoktur. Türkiye tüm bu bölgelerle huzurun sağlanması için aktif politikalar sürdürüyoruz. Kosova'da Lübnan'da askerlerimizle yardımcı oluyoruz. şahsım Rusya'ya, Gürcistan Azerbaycan, dışişleri bakanım, gerek bölgede ve bölge dışında koşuşturuyor, bölge Cumhurbaşkanlarını şurada birkaç hafta içerisinde ağırladık. Baş döndürücü bir trafik içerisindeyiz. Bölgedeki sıkıntıları bir an önce çözebilmek için yoğun bir trafik içerisindeyiz. Bölgesel barışı sağlayacak iyi komşuluk ilişkilerini tesis edecek bir platformun bölgede ihtiyaç olduğuna karar verdik. Kafkasya istikrar ve işbirliği platformu coğrafya eksenli bir oluşum olarak bu adımı attık ve şuana kadar hep olumlu cevaplar aldık. Tüm bakanlarında görüşmelerimize sıcak bakmaları bizi gururlandırdı. Türkiye Ermenistan milli maçı sebebiyle Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız ile birlikte Ermenistan'a gittiler ve orada da yine bu konu görüşüldü. Oradan da alınan cevap olumluydu. Değerli dostlarım Türkiye olarak hiçbir zaman krizden yana olmadık, çözümsüzlüğü bir çözüm olarak görmedik. Ermenistan ziyaretini çok farklı olarak yine Ermenistan ziyaretini çözümsüzlük meydana getirmek için, çözüm teklifinde bulunamamış ana muhalefet anlayışı burada da yine kendini ortaya koymuştur. Çünkü onlara göre çözüm çözümsüzlüktür. Türkiye'nin adı problemleri çözümsüz bırakan değil, problemleri çözen ülke olarak temayüz ediyor ve böyle olmaya devam edecektir. Sorunlardan biri de Kıbrıs.

Kıbrıs'ta her zaman çözüm isteyen ve uğraşan taraf biz olduk. Daha önce bizi köşeye sıkıştıranlar şimdi bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Diyoruz ki 24 nisan 2004 referandumunda ne yaptınız diyoruz, güney Kıbrıs ne yaptı kuzey ne yaptı? Kuzey Annan’a evet dedi güney olmadı. Siz ne yaptınız? Hayır diyenin yanında oldunuz. Hayır diyeni ödüllendirdiniz. Önce şu sorumuzun cevabını verin. Bunu hallettikten sonra Ankara anlaşmasını konuşuruz o kolay. AB girmeye hazır bir ülke varsa o da Türkiye’dir. Tek şeyleri var oda şu. Güney Kıbrıs geldiği zaman 650 bin nüfusu var. Türkiye gelirse 70 milyon gelecek. Tek dertleri bu. şuanda 5 milyon vatandaşımız Avrupa da yaşıyor. Bizlerle de irtibatı gayet güzel bir şekilde devam ediyor. Kuzey Kıbrıs halkının ve Türkiye’nin bu yapıcı çabalarına rağmen buradaki bulduğu karşılık bizi üzmüyor değil. Cezalandırmalar yine devam ediyor. ınanıyoruz ki dostlarımız bu noktada gerekli mücadeleyi veriyorlar. Biz bu yolun sıkıntılı olduğunu biliyoruz ve bunu aşacağımıza inanıyoruz. şimdi de Kıbrıs’ta barış çabaları var bunu da destekliyoruz. Ben değerli büyükelçilere değerli konuklara Türkiye’nin hem bölgesinde hem dünyada Türkiye’nin barışı savunan taraf olacağını tekrar hatırlatmak isterim. Dünya barışı huzur ve istikrar için kullanmaya devam edeceğiz. Böyle bir akşamda ülkemin ekonomisini konuşacak değilim. Zaten ülkemde yaşıyorsunuz ve neyin ne olduğunu görüyorsunuz ve tespit ediyorsunuz. Temenni ediyorum ki şu yılda bir bir araya geldiğimiz iftar sofrasında gereken mesajı verebilmişizdir. Gösterdiğiniz nezaketten dolayı çok çok teşekkür ediyor sevgi ve selamlarımı sunuyorum. Daha nice barış sofralarında görüşmek ümidiyle hoş çakalın."dedi.
 

ihlassondakika
Çarşamba, 17 Eylül 2008 00:42 tarihinde güncellendi
 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.