logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Ankara dudusu PDF Yazdır E-posta
Yazar necipli   
Pazar, 09 Mart 2008 12:34

Ankara dudusu

Engin ARDIÇ
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Ben bu işi anlamadım hemşerim, kadınlarımız eziliyor, sömürülüyor mu, yoksa gerçekten "cumhuriyetimiz kadınlarımızın omuzlarında yükselerek mi bugünlere geldi"?
Öyle birtakım afişler hazırlamışlar da... Afişlerde çağdaş cumhuriyet kadını imgeleri: Subay hanım, doktor hanım, öğretmen hanım, yargıç hanım... Güvenli ve kararlı bakıyorlar, gülümseyerek, falan filan.
Dün de bütün gazetelerimizde kadın okuyucuyu mutlu edecek yağlamalar yıkamalar...
(ışte gördünüz, sabah kalkıyorum, gazeteleri açıyorum, kim ne yazmış diye bakıyorum, ona buna sövüyorum, masa başında kolay yazılar yazıp acınacak durumlara düşüyorum, kendime yazık ediyorum.)
Kendime azıcık daha yazık edeyim: Düşüneyim ve soru sorayım.
Niçin bu ülkede "çağdaş kadın" deyince bazı akıllara hep memur çocuğu düşlerini süsleyen birtakım "Ankara duduları" geliyor?
Niçin ille memure?
Niçin hepsi fırfırlı beyaz bluz giyer bunların, saçları kısadır, makiyaj yapmazlar, takı takmazlar, tayyöretekle dolaşırlar? Kısa tırnak, siyah ayakkabı, siyah çanta...
Niçin genellikle kısa boylu ve iri kalçalı olurlar?
"ımaj" bu, kusura bakmayın. Bütün meslek sahibi hanımları tenzih ederim, hepsi böyledir demedim, yaratılan imge bu.
Cumhuriyet kadını "1930 modeli" olmak zorunda mıdır?
Sabiha Gökçen, Afet ınan ya da Bayan Mevhibe.
Özel sektörde çalışan, cumhuriyet kadını değil midir? Öğrenci kız, cumhuriyet çocuğu değil midir? Başını örten kadın imparatorluk rahibesi midir?
Temizlikçi kadın hangi rejimin ürünüdür?
Genelev kadını Yunan vatandaşı mıdır?
Hayır, memur olacak, mazbut olacak, oyunu da CHP'ye verecek.
Yok öyle şarkıcı, türkücü, sunucu, gazeteci, garson, ressam, tezgâhtar, eczacı, terzi falan... Cumhuriyet kadını oturur ve maaş farklarının ödenmesini bekler, emekli olunca da Ziraat Bankası'nın önünde kuyruğa girer.
Aşk maşk yaşamaz, nikâhsız iş yapmaz, kocasından başka erkek tanımaz. ıçki içmez. Ara sıra bir sigara "tellendirir", öksürük tutar.
"ınönü Kız Muallim Mektebi"ni falan bitirirse daha da iyi tabii... Ya da
"Gazi Eğitim" ...
Kadınlar Günü'nde benim aklıma hep Elif gelir.
Cumhuriyet kadını olmayan, köylü kadını Elif.
Sekiz çocuklu, on üçünde evlendirilmiş, daha otuzunda altmış gösteren Elif.
Berdel edilen ya da öldürülen Elif.
Büyük şehirlerde kapıcı karılığı etmeden ve de evlere (kayıt dışı, sigortasız ve vergisiz) temizliğe gitmeden önce, cepheye kağnısıyla, hatta sırtında mermi taşımıştı...
Hayır efendim, "çılgın Türkler edebiyatı" yapacak değilim.
Elifcik, Tekâlifi Milliye Kanunu mucibince o mermiyi taşımasaydı kendini ıstiklal Mahkemesi'nde bulacaktı!
Çılgın falan değil, son derece akıllıydı Elif.
Size dayatılan palavraları yutmayınız. Daima düşününüz ve soru sorunuz. Kemal Tahir'in deyimiyle, "gerçek sandığınız şeyin önünde, arkasında, yanında başka gerçekler de bulunabileceğini" hiç unutmayınız.

haber7


Pazar, 09 Mart 2008 12:35 tarihinde güncellendi
 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.