logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Home Haber Servisi Güncel Konular Seçilmiş Yazılar ısrail gerçekten barış istiyor mu?
ısrail gerçekten barış istiyor mu? PDF Yazdır E-posta
Yazar necipli   
Pazar, 08 Şubat 2009 11:51
ısmail KAPAN
 Türkiye
ısrail gerçekten barış istiyor mu?
  • 08 şubat 2009

 

ıki gün sonra ısrail halkı sandık başına gidecek. Ülkenin yeni bir koalisyonla yönetilmeye devam edileceği kesin olmakla birlikte, seçimlerin nasıl bir siyasi tablo çıkaracağı çok fazla kestirilemiyor.

 Ariel şaron’un kurduğu, Kadima Partisinin liderliğini Olmert’ten devralan Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile, ışçi Partisinin başındaki Savunma Bakanı Ehud Barak, daha radikal olan Likud lideri Bibi Netanyahu karşısında, sandıktan güçlü çıkmak için her yola başvurdular. Son Gazze saldırısı, bir açıdan Netanyahu’nun önünü kesme hareketi olarak yorumlanıyor. Bu saldırı ile, ortaklar Livni ve Barak; Netanyahu’nun Filistin konusundaki sertlik yanlısı politikalarının seçmen üzerinde meydana getireceği etkileri nötralize etmeye çalıştı...

ısrail’in yöneticileri, her fırsatta Filistinlilerle barış yapmayı istediklerini iddia etmelerine rağmen, bugüne kadarki politikalarıyla; aslında tam tersi istikamette yürüdüklerini, yani barış filan istemediklerini ortaya koymuş bulunuyorlar. Zira ısrail’in asıl hedefi, öncelikle Filistinlilere bağımsız bir devlet kurdurmamak; bu olmazsa, Filistin bağımsızlığını olabildiğince geciktirmektir. Ama ısrail’in asıl hedefi Siyonist plan çerçevesinde, Filistin topraklarını Filistinlilerden tamamen temizlemektir. Bu mümkün olmazsa bile, Filistin halkını ezerek sindirmek ve böylece, bağımsızlık iddialarından vazgeçirmektir!

1948’den, yani kurulduğu günden beri ısrail’in temel politikası budur. Bu politika çerçevesinde, 1980 yılında Doğu Kudüs’ü ilhak etmiştir. Golan Tepelerini ilhak etme kararı almıştır. Yine bu politika çerçevesinde, Batı şeria’da yüzlerce “Yahudi Yerleşim Yeri” kurarak, bölgeyi parçalara ayırmış, Filistinlileri birbirinden koparmıştır. Keza güvenlik meselesini bahane ederek, tecrid duvarını (Utanç Duvarı) örüp; Batı şeria topraklarının bir kısmını daha fiilen çalmıştır.

ısrail kesinlikle barış istememektedir. Bunun kılıfı olarak da hep Filistinlilere yönelttiği terörist suçlamasıdır. Yaser Arafat, ölünceye kadar onların gözünde “muhatap alınmayacak bir terörist”ti... ısrail bugün, Hamas’a terörist örgüt diyor. Aynı suçlamayı 30 yıl boyunca El Fetih Örgütüne de yaptı. 1980’li yılların başında El Fetih’i Lübnan’dan çıkarmak için ülkenin güneyini işgal etti. Sabra ve şatilla katliamlarını yaptırdı. 2002 Eylül’ünde Batı şeria’yı yakıp yıktı. Yaser Arafat’ı haftalarca ofisinde ablukaya aldı. Bütün altyapıyı tahrip etti... Maksat Filistin’de bir devlet kurulmasını önlemekti. Üç hafta önce de aynı şeyi Gazze’de tekrarladı. Tam bir vahşet sergiledi. Zeytin ağaçlarını ve portakal bahçelerini dahi tahrip etti. Maksat ve değişmeyen tek hedef, Gazzelilere hayat alanı bırakmamak; yani Filistin devletinin kurulmasını önlemek, bu olmuyorsa olabildiğince geciktirmek...

Golda Meir’den sonra ısrail’in ikinci kadın başbakanı olma yolundaki Livni, Hamas ile asla görüşmeyeceklerini ve onlara saldırmaya devam edeceklerini söylüyor. Anlaşılan Livni de, “En iyi Filistinli, ölü olanıdır...” diyen hemcinsi Golda Meir’in yolunda. Ehud Barak da zaten farklı düşünmüyor. Netanyahu deseniz daha beter! Yani seçimlerin sonucu ne olursa olsun, bugünkü ısrail yöneticilerinin zihninde, bir barış programı bulunmuyor!.. Ama başta Peres olmak üzere, hepsi de barış yalanını söylemeye devam ediyor. Atasözünü hatırlayalım: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar...

ısmail Kapan / Türkiye
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.