Kullanıcı Bilgileri
Üye girişi yapmadınız.Giriş
| Hakkari Genel Bilgi |
|
|
|
| Yazar necipli |
| Perşembe, 20 Ağustos 2009 00:56 |
|
Tarihi Yapısı Hakkari adı, eskiden Van gölünün güneyinde ve bir bölümü de ıran’a doğru uzanan yörelere yerleşmiş “Hakkar” kabilesinin isminden gelmektedir. Arap dili, coğrafyası ve tarihlerinde bölge adı “Hakkariye” olarak geçmekte olup, “Hakkarlar’ın şehri” anlamına gelmektedir. ılk çağlarda müstahkem bir kale gözüyle bakılan ve bu yüzden uzun savaşlara sahne olan Hakkari 1514’de Çaldıran zaferinden sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Birinci dünya savaşı sonrasında 24.04.1915’de Rusların işgaline uğrayan Hakkari 22.04.1918. tarihinde kurtarılmıştır. Üçüncü zaman yereyleri Alp-Himalayalar'ın ülkemizdeki bağlantı kuşağı durumundaki Torosların en heybetli bölümünü oluşturur Dış doğu Toroslar Bitlis sınırından sonra Hakkari dağları ismini alır. ıran sınırına kadar devam eder. Dağlar Doğu-Batı doğrultulu uzanır. Ancak bu uzantılar, Kuzey-Güney doğrultulu derin vadilerle parçalanır.Ulaşım Bu Akarsu yatakları durumundaki vadi yamaçlarında, yer yer ise dağların zirvelerindeki geçişlerden Sağlanır. Yükseltinin 1500 ile 2000 metre arasında yoğunluk kazandığı bu bölümde 30 'un üzerinde doruk 3000 metreyi aşar. Bunların en önemlilerinin ilçelere göre dağılımı aşağıdaki gibidir. Bilim adamları, Hakkari ilimizin, henüz keşfedilmemiş bir bölge olduğunu söylerler. Son yıllarda, Hakkari bölgesindeki Sat dağları ile Yüksekova vadisinde yapılan bilimsel araştırmalar, çok ilginç sonuçlar vermiş, bu bölgedeki mağaralar ve mağara girişlerinde ilk çağlara ait kaya resimlerine rastlanmıştır. Resimler, daha çok bu bölgede sık sık görülen dağ keçilerini temsil ediyordu. Tarih öncesi insanlarının sert taslarla kayalara oyduğu bu resimler, av hayvanlarının kolayca yakalanabilmesi için yapılmıştı. Mağara devri insaninin inancına göre, resmi yapılan hayvan, kurulan tuzağa kolayca düşüyor ve avlanıyordu. Ayrıca, burada yetişen dağ keçilerinin midelerinde sert bir tas meydana geliyordu. Söylentilere göre bu tas, çeşitli hastalıklara, özellikle zehirlenmelere karşı ilaç olarak kullanılıyordu. Bugün de, bu inanç Hakkari bölgesinde yaşamaktadır. Doğu Toroslar'ın ıç-Doğu Toroslar ve Orta-Dağı Toroslar'dan en güneydeki üçüncü sırası olan Dış-Doğu Toroslar, batıdaki Amanus Sağları ve Misis Tepelikleri'yle başlayarak, Malatya'nın güneyindeki Ergani ve Bitlis'in çevresinde sıra dağlar sürer. Dış-Doğu Toroslar, buradan ıran sınırına dek Hakkâri Dağları'nı oluşturdu . Botan, Habur ve Zap sularının su bölümü çizgisi boyunca , batı-doğu yönünde uzanan dağlar, çok yüksek bir kabartı oluşturur . Bu sıradağ doğuya doğru gidildikçe genişler. Deniz düzeyinden yüksek bir temel üzerinde yükselen dağların kimi kolları, kuzeye ve güneye uzanır. Sıradağın il alanı içinde kalan güney kesimleri ise , çok deha yüksektir. Dağların çoğunluğu 3.000m geçer. Habur ve Zap suları ile kolları, bol yağış alan bu yüksek dağlardan beslenmektedir. Sulara karşı direnci az olan şistler ve eosen kalkerleri içinde, eşine Türkiye'nin hiçbir yerinde rastlanmayan derinlikte ve sarplıkta, vadiler oyulmuştur. Derin, bazen bir duvar gibi dik ve sarp yamaçlı vadilerin arasında kalan dağ kolları, ilin Zap Suyu'nun batısında kalan kesimini, kuzey-güney yönünde bölümlere ayırır. Bu dağ gruplarının en önemlileri, Habur Suyu ve Siirt il sınırı arasındaki 3.725m yükseltili Karadağ (Terma Dağı ),3.019m yükseltili ıncebel Dağı, 3.752m yükseltili Karadağ, 3.264m yükseltili Türemiş Dağı, 3.253m yükseltili Altın Dağları ve 3.000m üzerindeki Konaklı Dağı'dır. Bu dağların üzerinde , yaşam olanakları son derece kısıtlıdır . Dağların yamaçlarında yer alan platolar fazla engebeli olmamakla birlikte, yükselti nedeniyle yerleşik yaşam çok sınırlı olmaktadır. Vadiler dar ve derin olduğundan, tarım alanlarının genişliği, genellikle birkaç dönümü geçmemektedir. Hakkâri Dağları'nın bu kesiminde iklim, yükseltiye bağlı olarak büyük değişimler göstermektedir. Yüksek bölümlerde kış hazirana denk sürerken, yamaçlarda iklim yumuşak, yazlar serin geçer, Vadi oluklarında, özelikle güneyde Irak sınırına yakın yerlerde sıcak iklim özellikle görünmeye başlar. Yükselti ve iklim çeşitliğine bağlı olarak, çok çeşitli, kültür bitkileri yetiştirme olanağı doğar. Güney deki vadi tabanlarında çeltik yetiştirilirken , daha kuzeyde mısır , buğday ,arpa ekilebilmektedir. Doğal örtü, vadi tabanından dağları doruklarına iklim ve yükseltiye bağlı olarak, bağlı olarak, birbirinden kesin çizgilerle ayrılır. Vadi tabanları, sınırlı tarım alanları dışında , genellikle ceviz ve dut ağaçlarıyla örtülüdür . Vadi yamaçlarında başlayarak yaklaşık, 2.000m yükseltiye dek yer, yer meşenin egemen olduğu ormanlar vardır. 2.000m yükseltiye kuşağından sonra, bodur ağaçlar ve otsu bitkilerle kaplı bir kuşak gelir. Bunu karla örtülü kuşak izler. Yörenin en yüksek tepesi, ülkenin de en yüksek dağlarından olan Cilo (buzul)Dağı'nda dır. Hakkâri il merkezi doğusunda, Zap Suyundan sonra, Sümbül(3.467 m ) ve Mere (3.200 m) Dağları ile birden bire yükselen Cilo kütlesinin temelini, kalkerli ve volkanik kayalar oluşturur. Batı-doğu yönünde uzanan bir kıvrım dağı olan bu kütle, doğuya gidildikçe yükselmektedir .Ana kütle, 3.000 m yüksekliğinde bir kabartı durumundadır. Sırtın sağında ve solunda genellikle çıplak, dik ve sarp çok sayıda doruk yükselir. Bunlar sırasıyla 3.500m yükseltili Kisara Dağı, 4.060m yükseltili Suppa Durek Dağı,3.700m yükseltili Köşedireği Dağı ve bütün Cilo kütlesinin en yüksek noktası olan 4.135m yükseltili Reşko(Gelyaşin ya da Uludoruk ) tepesidir, 3.850m yükseltili Maunseli Sivrisi ve 3.650m yükseltili Gelyano tepesi asıl kütleden ayrılarak kuzey yönünden uzanan bir kol üzerindedir. şemdinli Çayı ile Hacıbey Dersi arasında uzanan Karadağ , doğuya doğru yönelerek ıran-Türkiye sınır dağları ile birleşir.Hakkari ıli'nde, Nehil Vadisi ile şemdinli'nin doğusunu kaplayan dağlar, Zap, Nehil, Avarobaşin, şemdinli ve Hacıbey sularının havzaları ile ıran'daki Urmiye kapalı göl havzasının su bölümü çizgisini oluşturur. Türkiye-ıran sınırı bu ara üzerinde geçmektedir.Güneyden kuzeye doğru 3.150m yükseltili Çimen Dağı , 2.954m yükseltili Karacadağı 3.008m yükseltili Beyazdağ ve 3.807m yükseltili Mordağ, en önemli doruklardandır. ıl topraklarını, doğudan ıran sınır dağları; kuzeyden Başkale ovaları , Karadağ, Nordüz Platosu, Terma Dağı; batısında ise Tanin dağları gibi doğal sınırlar kuşatır. ılin güneyindeki doğal sınırı eski Arabistan kütlesinin kuzeye doğru sokulan oldukça dalgalı uçları oluşturur. Türkiye topraklarının %1.2'sini kaplayan ve 1980'de 155 000 kişinin yaşadığı ilde km2'ye 16 kişi düşmekteydi . Bu önemsiz nüfus varlığıyla ülke nüfusu içinde binde 3.5 gibi bir paya sahip olan Hakkâri Türkiye illeri arasında sondan bir önceki sırada bulunuyordu . Hakkari Yer Yüzü şekilleri Büyük Zap Suyu Mordağ'ın batısından geldiğinde çok derin, dar, bir yarma vadiye sokulur ve yeniden güneybatıya yönelir. Yüksekova'nın kuzeydoğusundaki sınır dağlarından kaynaklanan Nehil Suyu ile birleşir. Sert kayalarla oyulmuş bir buzul yalağından oluşmuş Gelyana Gölü, Reşko Buzulu'nun 3km kadar kuzeydoğusunda, 2.950m yüksekliğindedir. Eni ve boyu 250-300m boyunda olan güney ve doğu yamaçları çok diktir. Gelyana Gölü dışında , Cilo-Sat dağlarının kuzey yamaçlarında , Yüksekova ilçe sınırları içinde kalan kesimlerde Sat Gölleri bulunmaktadır. Salt gölleri ve çevresinin hem oluşumları hem de görünümleri açısından ,yüksek bir turizm potansiyeli vardır. Ayrıca, Karadağ eteklerinde de güzel görünümlü buzul gölleri bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Seyithan, Golaşin ve Golan gölleridir. Hakkari'de, önemli sayıla bilecek baraj yoktur. Ancak, Merkez ilçeye 7km uzaklıkta ki Otluca Köyü'nde, Otluca Deresi üzerinde kurulan hidroelektrik santrali çalıştıran küçük bir baraj gölü bulunmaktadır. Vadiler ve Ovalar Hakkâri Dağları, Alp kıvrım sisteminin balık pulu yapılı sıradağlarıdır. Kaba bir yaklaşımla Hakkâri Dağlarının temelini paleozoik kıvrımlı-kıvrıklı tabakalarla, yer yer kristalen şistlerin oluşturduğu söylene bilir. Araya, kretase-tersiyer oluşumları girmiş ve mezozoik-tersiyer tabakaları tortulaşmıştır. Bütün bu tabaka ve kültürlerin durumları, kıvrım aşamaları sırasında değişikliğe uğramış ve bugünkü halini almıştır. Hakkâri Torosları'nın ana çatısını oluşturan Cilo Dağı ve çevresinin jeolik yapısı, tektonik hareketler ve aşınmalarla yakından ilgilidir. Bölgedeki yassı platolar, tersiyer tabanlarından oluşur. Sivri dorukların temeli sert volkanik oluşumlar, güneydeki basamakların temeli ise triyas tabakalarıdır. Cilo Dağı ve çevresinin kuzeyindeki, Yüksekova çöküntü alanı ile Büyük Zap oyulma ve boşalma alanları ortaya çıkmıştır ılde önemli toprak gruplarını şu şekilde sıralana bilinir:Kalkersiz Kahverengi Topraklar: Olgun topraklardan olan kalkersiz kahverengi topraklar, Hakkâri'de 400-750 mm arasında yağış alan yerlerde, kalkerli kumlu kil ve kumlu kil taşları üzerinde oluşmuştur. ılde yaklaşık 266.000 hektar alanı örtmektedir.Bu tür topraklar kahve ya da açık kahve renkli, dağılabilir üst ve soluk kırmızısı kahve renkli alt tabakalardan oluşur. Üst toprak, alt toprağa göre daha asitlidir. ılde kalkersiz kahverengi topraklar doğal bitki örtüsünü otlar ve çalılar oluşturur. Kahverengi Orman Toprakları: Yarı olgun topraklardan olan kahverengi orman toprakları, ilde ortalama yağışın 620-870mm olduğu kesimlerde yaklaşık 230.000 hektar alan örter. Toprağı oluşturan ana kaya genellikle, kireççe zengin kil topraklarıdır. Üst toprak iyi oluşmuştur. Gözenekli yada kırıntılı yapıdan oluşmuştur.Mineral madde ile organik madde iyice karışmış durumdadır.Alt toprak kırıntılı yapıda ve kahverengidir. Altta kalsiyum karbonat birikimi görülür. Derinliği 50-60cm aralığında değişmektedir.Kahverengi orman topraklarının doğal bitki örtüsü kışın yaprağını döken orman ağaçlar ve çalılardır.Kestane Renkli topraklar : Olgun topraklardan olankestane renkli topraklar, ilde yaklaşık yağışın 370-620mm arasında olduğu kesimlerde yaklaşık 212.000 hektar alan örter. Kestane renkli topraklar oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalardır. 30-50cm kalınlığında ve kırıntılı yapıdaki üst tabaka, orta derecede organik madde içerir. Organik madde minareleri ile iyice karışmış durumdadır.Alt toprağın rengi koyu kahve renklidir. Prizmatik yapıda bu tabaka kil gözükür.Alt kesimlerde, sertleşmiş halde kireç birikintisi vardır.Hakkâri’de kestane renkli toprakların doğal bitki örtüsü, kısa ve uzun otlar, çalılar ve seyrek ağaçlardır.Podzolik Topraklar: Olgunlaşmış topraklardan olan podzolik topraklar, ilde yıllık yağışın 500-1.200 mm olduğu alanlar üzerinde, yaklaşık 72.000 hektar alan örter. Podzolik toprakları oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalarla kum taşlarıdır. Gözenekli yapıda bir üst tabakada, organik madde ile mineral madde iyice karışmıştır. Alt toprak, yuvarlak köşeli, blok yapıda ve kil birikmesi gözükmektedir. Podzokil toprakların doğal bitki örtüsü, kışın yaprağı döken orman ağaları ile iğne yapraklı ağaçlardır.Alüvyal Topraklar: Akarsularca taşınarak yığılmış setimentlerin oluşturduğu genç topraklardır.Bu topraklar ilde, Zap, Habur, şemdinli ve Nehil vadilerin tabanlarıyla, Hacıbey deresi çevresinde , yaklaşık 9.000 hektar alanı örter.Genç topraklar olmaları nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez. Bu topraklarda, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir. ılde, alüvyal topraklarla iç içe olmak üzere, sürekli su alan yada su sızan alanlarda hidromorfik alüvyal topraklar bulunur. 12.000 hektar alan örter. Yılın büyük bir bölümünde bataklık durumda olan bu topraklar, gerekli drenaj önlemleri alına bilinirse, çayır ve sulak yerlerle uygun ağaç türleri yerleştirilmesine elverişlidir.Kolüvyal topraklar: Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. ılde alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2’nin üstünde olan yamaçlarda, yaklaşık 1.200 hektar alan örter.Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir.ılde tarımın ana kaynağı olan topraklar, kullanma amaçları yönünden % 86 oranında tarıma uygunluk göstermektedir. Bu değer yaklaşık , % 94 olan ülke ortalamasının altındadır. Hakkâri’de tarla tarımı fazla önemli bir yer tutmaz. Tarımda hayvancılık başta gelen uğraştır. ılde çayır mera ve orman kullanımı altında bulunması gereken 6ve 7. sınıf toprakları (5. sınıf toprak yoktur.), yaklaşık 764.000 hektar alan kaplamakta ve il alanın % 80’ini oluşturmaktadır.bu oran, % 60 olan Türkiye ortalamasını çok üzerindedir. 1980’de, ilde fiilen çayır-mera ve orman funda kullanımına ayrılan alan 810.000 hektar dolayındaydı ve Hakkâri topraklarının yaklaşık % 85’ini örter. Hakkâri’de % 14 gibi yüksek bir orana ulaşan ve tarıma elverişsiz olan 130.000hektar alanın 129.00 hektarı, 8. yetenek sınıfına giren toprakları oluşturmaktadır.Kestane Renkli topraklar : Olgun topraklardan olan kestane renkli topraklar, ilde yaklaşık yağışın 370-620mm arasında olduğu kesimlerde yaklaşık 212.000 hektar alan örter. Kestane renkli topraklar oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalardır. 30-50cm kalınlığında ve kırıntılı yapıdaki üst tabaka, orta derecede organik madde içerir. Organik madde minareleri ile iyice karışmış durumdadır.Alt toprağın rengi koyu kahve renklidir. Prizmatik yapıda bu tabaka kil gözükür.Alt kesimlerde, sertleşmiş halde kireç birikintisi vardır. Hakkâri'de kestane renkli toprakların doğal bitki örtüsü, kısa ve uzun otlar, çalılar ve seyrek ağaçlardır. Podzolik Topraklar: Olgunlaşmış topraklardan olan podzolik topraklar, ilde yıllık yağışın 500-1.200 mm olduğu alanlar üzerinde, yaklaşık 72.000 hektar alan örter. Podzolik toprakları oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalarla kum taşlarıdır. Gözenekli yapıda bir üst tabakada, organik madde ile mineral madde iyice karışmıştır. Alt toprak, yuvarlak köşeli, blok yapıda ve kil birikmesi gözükmektedir. Podzokil toprakların doğal bitki örtüsü, kışın yaprağı döken orman ağaları ile iğne yapraklı ağaçlardır.Alüvyal Topraklar: Akarsularca taşınarak yığılmış setimentlerin oluşturduğu genç topraklardır.Bu topraklar ilde, Zap, Habur, şemdinli ve Nehil vadilerin tabanlarıyla, Hacıbey deresi çevresinde , yaklaşık 9.000 hektar alanı örter.Genç topraklar olmaları nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez. Bu topraklarda, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir. ılde, alüvyal topraklarla iç içe olmak üzere, sürekli su alan yada su sızan alanlarda hidromorfik alüvyal topraklar bulunur. 12.000 hektar alan örter. Yılın büyük bir bölümünde bataklık durumda olan bu topraklar, gerekli drenaj önlemleri alına bilinirse, çayır ve sulak yerlerle uygun ağaç türleri yerleştirilmesine elverişlidir.Kolüvyal topraklar: Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. ılde alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2'nin üstünde olan yamaçlarda, yaklaşık 1.200 hektar alan örter.Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir.ılde tarımın ana kaynağı olan topraklar, kullanma amaçları yönünden % 86 oranında tarıma uygunluk göstermektedir. Bu değer yaklaşık , % 94 olan ülke ortalamasının altındadır. Hakkâri'de tarla tarımı fazla önemli bir yer tutmaz. Tarımda hayvancılık başta gelen uğraştır. ılde çayır mera ve orman kullanımı altında bulunması gereken 6ve 7. sınıf toprakları (5. sınıf toprak yoktur.), yaklaşık 764.000 hektar alan kaplamakta ve il alanın % 80'ini oluşturmaktadır.bu oran, % 60 olan Türkiye ortalamasını çok üzerindedir. 1980'de, ilde fiilen çayır-mera ve orman funda kullanımına ayrılan alan 810.000 hektar dolayındaydı ve Hakkâri topraklarının yaklaşık % 85'ini örter. Hakkâri'de % 14 gibi yüksek bir orana ulaşan ve tarıma elverişsiz olan 130.000hektar alanın 129.00 hektarı, 8. yetenek sınıfına giren toprakları oluşturmaktadır. ıçmeler ve Kaplıcalar SICAKLIK: Hakkâri'ni yıllık sıcaklık ortalaması, Doğu Anadolu'daki bir çok il merkezinden daha yüksektir. Bunun nedeni, Doğu Anadolu'nun güney kesiminde kalan Hakkâri'nin Akdeniz ıklimi'nin etkisinde kalmıştır. Merkez ılçenin yıllık sıcaklık ortalaması Hakkâri'de 9,9 derecedir. YAğIşLAR: Hakkâri'ni yıllık sıcaklık ortalaması 791,7mm'dir. Doğu Anadolu'daki bir çok il merkezinden daha yüksek olan bu değer, komşu il merkezlerinden Van'da 384,0 mm, Siirt'te 756,2 mm, Mardin'de ise 713,4 mm'dir. Hakkâri'de en çok yağış mart ve nisan , en az yağış ise temmuz ve ağustos aylarında düşmektedir. RÜZGARLAR:Ortalama rüzgar hızının 2,0 m/sn olduğu ilde, egemen rüzgar yönü güney-güneydoğudur (kıble -keşişleme). Bunu, kuzeybatı (karayel) ve güney-güneybatı (kıble-lodos) izlemektedir. ılde en hızlı esen rüzgar ise , saniyede 30 m hızla güney-güneybatıdır(kıble-lodos). SAYILI GÜNLER: En yüksek sıcağın 27 Temmuz 1966'da 38,8 derece olarak,en düşük sıcaklığın ise 2şubat 1967'de -22,6 derece ölçüldüğü ilde, yılın 134,8 günü açık, 17,3 günü bulutlu, 57,3 günü ise kapalı geçmektedir.Hakkâri ılinde yılın 35,8 günü kar yağmakta, il yine yılın 102,5günü kar örtüsü altında kalmaktadır. ılde yılın 9,5 günü sisli, 1,8 günü dolulu 29,8 günü ise kuraklı geçmektedir. Bitki Örtüsü Hakkâri Dağları'nda doğal bitki örtüsünün, yer yüzü şekilleriyle çok yakın ilişkisi vardır. Ağaçlıklar, derin vadilerden dağların yüksek yamaçlarına doğru sokulur. Buna karşılık, dik yamaçlarda, kar ve buzul süpürmesi nedeniyle, doğal örtü hızla gerilemiş durumdadır. Ağaçlıklar arasında, doğal örtüyü oluşturan otlar, çalılar ve fundalar yer alır. Yükseklere çıkıldıkça gevenlerle, çok yıllık otsu bitkiler artar. Çok dikenli türler olan gevenler, yükseltili ve iklim özelliklerine bağlı olarak çalı süpürgesi, ya da şemsiye biçiminde olurlar. 25-30 cm boyunda cüce dikenlikler, kimi yerlerde bir metrenin üzerinde boylanan, içine girilmesi zor bir örtü oluşturur.Sürekli kar altında bulunan kuşağa yakın kesimlerde, her zaman ıslak olan yerlerdeki gevenlikler, yaz mevsiminde yeşil kalır ve çayır görünümü alır. Burada gevenlerle karışık olarak çalılıklar ve yüksek otlar bulunur. Dağlarda, 3.000 metreden sonra doğal bitki örtüsü ortadan kalkmaya başlar. 3.500 metreye dek kayalıklar dışında kalan yerlerde, cılız bitkilerle örtülü moloz alanları uzanır. 3.500 metreden sonra, sürekli kar kuşağına girilir. Bu kuşakta yer yer, yere yapışmış gibi duran Alp bitkileri soyundan yosunlara rastlanır. Hakkâri'de genellikle kuzey-güney doğrultusunda uzanan vadi tabanındaki dağal örtü, dağlarda ve dağ yamaçlarındakinden daha gürdür. Bunların en güzel örnekleri Zap, Habur, şemdinli vadilerinde görülebilir. Doğal örtüyü oluşturan ağaçlar arasında, çınar, söğüt, ahlat, kavak, dişbudak,alıç, meşe ve ardıç başta gelmektedir. Ayrıca, kendi haline bırakıldığından yabanıllaşmış durumdaki ceviz, elma ve üzüm bağları önemli yer tutmaktadır. Hayvan Türleri ılde en çok rastlanan hayvanlar; dağ keçisi, dağ koyunu, ayı, kurt, vasak, porsuk, sansar, tilki, tavşan, keklik, ördek, kaz, turaç, toy, angut, turna ve bıldırcındır.Bunların kuş türleri genellikle Yüksekova ılçesi'nde, dağ keçisi Merkez ılçe ve Çukurca ılçemsi çevresinde, dağ koyunu ve Karadağ yöresinde, ayı ise şemdinli ve Çukurca'da görülmektedir. Kaynak: hakkari.gov.tr ![]() |
Kopyala Son Haberler
Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.



