logo

Kullanıcı Bilgileri

Üye girişi yapmadınız.

Giriş


Giriş

Home İl İl Türkiye Kars Kars Genel Bilgi
Kars Genel Bilgi PDF Yazdır E-posta
Yazar necipli   
Perşembe, 20 Ağustos 2009 13:34
Milli mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal başkanlığında Sivas Heyet-i Temsiliyesi bir durum değerlendirmesi yapmış ve ıtilaf Devletlerinin Bolşevik Hükümeti ile ilişki kurmasını önlemek amacıyla Kafkasya'ya ağırlık verilmesi kararına varmıştır.

Güney Kafkasya'nın Ermeni ve Gürcü denetimine geçmesinden sonra Nisan 1919'da başlayan Kuva-i Milliye eylemleri 1920 başlarında, 15.Kolordu'nun desteği ile birlikte, büyük bir yoğunluk kazandı.

Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti'nin dağıtılmasından sonra, Ermeni denetimi neredeyse tüm Kars yöresini kapsamış , sadece Çıldır uzun süre bunun dışında kalabilmiştir. Ermeniler şubat 1920'de bölgeyi ele geçirmek için büyük bir saldırı başlatmış ve 17 şubat'ta Çıldır ve Arpaçay'a ulaşmışlardır. Bu gelişmeler üzerine Heyet-i Temsiliye Elviye -i Selase'nin (Üç Vilayet, Kars, Ardahan ve Batum'un) yeniden elde edilmesini uygun buldu ve bu amaç doğrultusunda 15.Kolordu Komutanı Kazım Krabekir Paşa hızla hazırlıklara girişti. Erzurum ve Van vilayetleri ile Erzincan sancağında seferberlik ilan edildi. Kazım Karabekir Paşa hükümete harekatın 23 Haziran'da başlayacağını bildirerek, karargahını Horum'a taşıdı.

28 Eylül 1920'de Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa Sarıkamış yönünde harekete geçerek, 29 Eylül'de Sarıkamış'ı kurtardı.

TBMM Hükümeti'nin 'Doğu Harekatı'nın Kars'a dek uzatılmasını istemesi üzerine; Doğu Cephesi birlikleri 28 Ekim 1920'de yeniden saldırıya geçti ve 9. Kafkas Tümeni 30 Ekim'de Ermenilerin direnişini kırarak Kars'a girdi.

20 Kasım'da Ermenilerle yapılan ateşkesin ardından 22 Kasım 1920'de Gümrü'de başlayan barış görüşmeleri 2 Aralık'ta sonuçlandı ve Ermenistan Hükümetiyle T.B.M.M Hükümeti arasında bir barış antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Kars Sancağı'nın bütünü Türkiye topraklarına katıldı. Antlaşma öncesinde Ermenistan'ın elinde bulunan Tuzluca Kazası da Türklere verildi. Ancak imzadan bir gün sonra , Sovyet Kızılordu Birlikleri Ermenistan'a girdiler. Taşnak Hükümeti devrilerek yerine Ermenistan Sovyet Hükümeti kuruldu bu durumda anlaşma da onaylanamadı.

Kızılordu'nun harekatı Gürcistan'a yönelince, Tiflis'teki Gürcü Hükümeti Ankara'ya başvurdu ve TBMM'nin desteğini istedi. Bu destek karşılığında Batum, Ardahan ve Artvin Türklere bırakılacaktı. Gelişmeler sonucunda şubat 1921'de Ardahan ve Artvin Sancakları'nın Gürcistan Hükümeti tarafından Türkiye'ye bırakıldığı açıklandı. Doğu cephesi birlikleri de aynı gün harekete geçerek, bu iki şehri Türkiye'ye kattılar.

16 Mart 1921'de Sovyet Hükümetiyle imzalanan Moskova Antlaşması ile Kars ve Artvin'in Sovyet Rusya ile olan sınırları belirlendi. Bu antlaşmaya göre, daha önce Elviye-i Selase içinde yer alan Batum ve ayrıca Ahıska ile Ahılkelek Türkiye sınırları dışında kaldı.

Moskova Antlaşması'ndan 7 ay sonra 13 Ekim 1921'de Kafkasya'daki Sovyet Hükümetleri ile Türkiye arasında Kars'ta yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma, Sovyet Rusya yönetimi ile Moskova'da yapılan antlaşmanın yinelenmesi anlamını taşıyor, Kars'ın ve Artvin'in bugünkü sınırlarının taraflarca bir kez daha onaylandığını ifade ediyordu.

Milli Mücadele süresince doğu cephesinde yeni bir askeri ya da siyasal gelişme olmadı. Bu cephenin birlikleri de, kısa bir süre sonra, Batı Cephesi'ne gönderildi.


Kars ili şifalı sular bakımından zengindir. Ancak ildeki bu değerlerden yeteri kadar yararlanılmamaktadır. Kars'taki şifalı suların çoğunda tesis bulunmamaktadır. Bu kaynaklar arasında Kağızman'daki Kötek kaplıcaları, Aktaş ve Kızıltaş kaplıcaları ve Akyaka kaplıcaları önde gelmektedir.

Sarıkamış'taki Karaurganlı ıçmesi, konaklama yerleri ve içmeleri bulunan şifalı bir kaynaktır. Made suyu özellikle mide rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Susuz'daki çermik ise romaztizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Akyaka kaplıcaları ise bakımsızlıktan dolayı kullanılamamaktadır.

Bölgenin tek kullanılan kaplıcası olan Akyaka kaplıcaları Akyaka yerleşim merkezinin yaklaşık 1 km. doğusunda yer almaktadır. Havuzların açıkhava havuzu olması nedeniyle ancak yaz aylarında kullanılmaktadır.

ılçe merkezinin 2 km. yakınında dere içerisinde, üzeri açık bulunmaktadır. Suyu sıcaktır.

Kars – Kağızman yolu üzerinde, il merkezine 65 km. uzaklıkta morpet boğazındaki içme suyu, hazımsızlığı çok iyi gelmektedir. Ayrıca Kötek kapalı kaplıcaları da cilt hastalıkları ile romatizmal ağrılarda etkili olup, suyu oldukça sıcaktır.

Bu kaplıca Selim ilçesinin Dölbentli köyünde bulunmaktadır. Halk arasında bu kaplıcada yaşayan balıkların sayıları sınırlı olup, artmamaktadır. Ayrıca bu balıkların sırtlarındaki yara izlerinden şehit oldukları söylenmektedir. Başka sularda yaşayamadıkları ve avlanmalarının halk arasında günah olduğu söylenmektedir. Kaplıca suyunun başta romatizma olmak üzere çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir.



Kars ilindi irili ufaklı çok sayıda göl mevcuttur. Çıldır, Karzak, Aygır ve Çenklice Gölleri belli başlılardır. Bu göllerin dışında Erhan gölü, Turna gölü, Çenekci gölü, Kuyucuk gölü kaydadeğer göllerimizdendir. Bu doğal göllerin yanında tek yapay göl ise Arpaçay Baraj Gölüdür.


ılimizde Çıldır Barajı, Arpaçay Barajı, Bayburt Barajı olmak üzere 3 önemli baraj mevcuttur. Bunlardan Arpaçay ve Çıldır barajları hem enerji hem de sulama, Bayburt barajı ise sadece sulama imkanı sağlamaktadır.

Bu göl ilimizin kuzeydoğusunda alır. Bir kısmı Ardahan ili sınırlarında bulunan gölün güney kesimleri Kars ilinin toprakları içerisindedir. Denizden 1957 m yükseklikte bulunan ve 120 km2 ile Van gölünden sonra Doğu Anadolu'nun en büyük ikinci gölü olan Çıldır Gölünün suları tatlıdır. En derin yeri 22 m'yi bulur. Çevresinde bir çok yaban kuşları barınan gölde civarındaki halka gelir getiren sazan ve alabalık bulunur. Gölün fazla suları Cara deresiyle Kars Çayına karışır.

Kars-Göle yolu üzerinde 4 Km2 'lik alana sahip, küçük bir cav setti gölüdür. En derin yeri 30 m olan gölün suları tatlıdır. Susuz ilçesinin batısında yer alan bu göl, çevresindeeriyen kar suları ve dibindeki kaynaklarla beslenir. Bu göle kışın donan sularının ilkbaharda erimesi sırasında göl içerisindeki havanın geri tepmesi ile çıkan ve at kişnemesine benzer bir sesten dolayı Aygır gölü adı verilmiştir.

Aladağ'ın Kağızman ilçesine bakan yamaçlarında yer alır. Dipten beslenen ve suları tatlı olan göl içerisinde bol miktarda balık bulunur.

Kağızman'a bağlı Kötek bucağının Kuzeydoğusundaki volkanik alanda yer alan gölün alanı 2 km2'den biraz fazladır. Kabaca daire biçiminde olan göl, çevresini saran tepelere doğru bir takım girintiler yapar. Kıyıları çimenlerle kaplı olan Turna Gölü bu tepelerden inen kar suları ve dibinden kaynayan pınarlarla beslenir. Orta kesimlerine doğru oldukça derinleşen ve suları tatlı olan gölde balık yoktur.

Click on the image to download the original image.

Map of Kars
Download the Kars section of Turkey Road Map

Map of Kars
Kars Map

Map of Kars
Kars Map

Return to main Turkey Road Map

Kars

Kars is located in the North East Anatolia and is on the Historic Silk Road. Kars is a border city whose foundation history extends to the BC 9000 - 8000 and the city is a well-known city with its historical and archeological ruins, natural beauties and rich folklore culture.

From the researches and studies, it was determined that the history of Kars extends to the Polished Stoned Age (BC 9000 - 8000). Hurri, Urartu, Iskit, Part, Sasani and Byzantine civilizations had dominated the region. Seljukian Monarch Sultan Alpaslan had conquered the city and the surrounding area in 1064 and therefore the road of Anatolia had been granted for the following Turkish nations. After the conquest of the city by the Turks, the city and the region had been dominated by Mongols and Turkish States like Akkoyunlu and Karakoyunlu and finally the city had been entered under the reign of Ottoman Empire after 1514 by the conquest of Yavuz Sultan Selim.


Perşembe, 20 Ağustos 2009 19:42 tarihinde güncellendi
 
Joomla SEF URLs by Artio


Temel Güç Joomla!. Designed by Lonex web host, dreamweaver hosting. Valid XHTML and CSS.