|
Gönüllerin Şifa Kaynağı Oruç |
|
|
|
|
Yazar mehmet özaltın
|
|
Pazartesi, 08 Eylül 2008 |
|
Selam olsun.. Ramazan dolusu selam ve muhabbetler.Günler hızla geçiyor Ramazanın ortalarına doğru ilerliyoruz.Aç kalmanın ötesinde bir şeyler yapabiliyorsak o zaman Ramazanı hakkıyla eda etme noktasında adım atıyoruz demektir.Ramazanın bittiği zaman toplumda huşu ve vecd başladığı gün ki gibiyse,camiler ilk günki gibi doluyor,akın akın insanlar geliyorsa,Ramazan gidişine üzüntüsünden gözyaşı akıtıyorsa,millet ve toplum olarak Ramazanı layıkıyla eda etmişiz demektir.Bizim toplumumuzda Ramazanın ilk günlerindeki heyecan,coşku,ihlas zamanla yok olur.Ramazanın ortalarında sonra insanlarımızda bir bezginlijk ve bıkkınlık durumu hakim olur.İnsan hasenettan ve güzelliklerden bıkarmı.Bıkıyorsa bu hastalıklı haldir.Kalplerimizdeki hastalıkların yeterince tedavi edilmediğinin bir nişanesidir.Ramazan bir kalp terapisidir,kalbi hastalıkların şifa reçetesidir.Nasılki reçeteyi gereği gibi kullanamayanlar umdukları şifayı bulamazlar,oruç gibi menevi hastalıklara şifa reçetesini gereği kullanamayanlar umdukları kalbi şifayı bulamazlar.Şifa hastalıların boyutuna göredir.Şu an ülkemiz toplumunda sosyolojik bir araştırmalar neticesinde suç oranlarının kabarık olduğunu görürüz. Bu,son yıllarda tavan yapmıştır.Şifa reçetesinden gereği gibi faydalanılmak isteniyorsa insanların psikolojik olarakta buna kendilerini hazırlamaları gerekir.Modern tıp, hastalıkların en büyük müsebbibinin psikolok durum olduğunda hem fikirdir.İşte oruç gibi bir şifa reçetesinden de amaç elde edilmek isteniyorsa, insanların ruhani olarak bütün aza ve organlarını buna hazrlamaları gerekirki kalpteki marazlar ve hastalıklar şifa bulsun.İşte Ramazanı gereği gibi yaşayamaşımızın sebebi bu olgudur.Yani oruç gibi bir reçeteyi tüm hastalıklı azalarımıza sunmuyoruz.Mesela dilimizdeki hastalıkları oruç reçetesiyle nasıl tedavi ederiz.Kelamımızı hakkın emrine vermekle, onun zikriyle meşgul etmekle,fena sözleri söylememekle,gıybet etmemekle,güzel sözlerle tadavi ederiz.Midemizi,mideye giden yolları harama kapamakla,takvayı esas bir ölçüde yiyip içtiklerimize dikkat etmekle.Gözümüzü harama nazara kapamakla.Ayaklarımızı, helal ve hayırlı yollara seferber etmekle. Yani kısacası bütün azalarımızı hakkın emrine tahsis etmekle Orucun ecrinden ve şifa reçetesinden nasiptar olmuş oluruz.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Eylül 2008 )
|